Bağlantılar

• Anasayfa

• Profilim

• Tanışma
• İNANÇ KÜLTÜRÜMÜZ
• MİLLİ KÜLTÜRÜMÜZ
• ÜLKEMİZİN EKONOMİSİ ve ÇÖZÜMÜ
• ÜLKEMİZDE UYGULANAN SİYASET
• VİDEOLAR
• FOTOĞRAF GALERİSİ
• İLAHİLER ve Milliyetçi müzikler
• TÜRK MÜZİĞİ PORTALI
• D E P R E M(Kandilli rasathanesi)
• GÖK BİLİMİ(Astronomi)
• FİLİSTİN DRAMI
• İLGİNÇ OLAYLAR

• İstatistikler

Arkadaşlarım


İstatistik
Hit
:
31810




 
BLOĞUMA HOŞGELDİNİZ(Welcome)






    

                Var olmak için ne dosta ne de düsmana ihtiyacin olsun.Bir tek seyin olsun..."insiyatifin"..eger bir kisinin "insiyatifi" varsa, o kisi "insan" demektir.Eger bir toplulugun "insiyatifi" varsa, o topluluk bir kalabalik degil , bir "millet demektir.

BEN DÜNYAYA BÖYLE BAKIYORUM.YA SİZ?...

Buğun dünyada "süper güç" olarak takdim edilen ülkeler, yeni nesle tarihlerini öğretirken, hayalî kahramanlardan ve uyduruk tarihten medet ummaktadırlar. Zira onların tarihlerinde övünülecek, fazilet olarak takdim edilecek hâdiseler pek olmadığı gibi, "örnek şahsiyetler" de yoktur. Onun için ortaya, Teksas, Tommiks, Red-Kit, vs. gibi çizgiroman kahramanları, Süpermen gibi hayalî kahramanlar çıkarmışlardır. Oysa bizim tarihimiz baştan başa, şanla, şerefle doludur. Tarihimize mührünü basmış sayısız kahramanlar, kumandanlar, idareciler, ilim adamları, san'atkârlar, maneviyat büyükleri, birer masal kahramanı değil, yaptıklarının çoğu tevazu perdesi altına gizlenmiş gerçek kahramanlardır. Düşünün, ecdadımız İstanbul'u fethettiği zaman, daha Amerika kıtası bile keşfedilmemişti. Ecdadımız dünyanın en büyük topunu icad eder, dünyanın en mükemmel silah fabrikalarını kurarken, bugün dünya silah pazarını elinde bulunduran ülkelerin adlan-sanları yoktu. Ecdadımız, dünyanın en mükemmel ordu teşkilatını, en gelişmiş harp sanayiini kurarken, mimarîde, san'atta, ilimde en mükemmel örnekleri ortaya koyarken, Batı dünyası, bütün bu icraatları hayretler içerisinde karşılıyordu. Gün geldi, devran döndü. Bizim çocuklarımız, mükemmel örnekleri ortaya koyarken, Batı dünyası, bütün bu icraatlan hayretler içerisinde ve hasetle seyrediyordu. Gün geldi, devran döndü. Bizim çocuklarımız, gençlerimiz, tarihini bilmez, ecdadını tanımaz oldu. Bunun faturasını da çok ağır ödedik, hâlen de ödemekteyiz. Maddî, manevî sıkıntılarımızın temel sebeplerinden biri, işte bu şekilde mazimizi, tarihimizi bilmeyişimiz, ecdadımızı tanımayışımızdır. Bize bu cennet vatanı armağan eden, bu güzelim ülkeyi İslam beldesi haline gelen bu topraklar üzerinde Ezan-ı Muhammedi'nin ilelebet yankılanması için canlarını feda eden, İ'la-yı Kelimetullah sancağını üç kıtada şerefle dalgalandıran, ilimde, teknikte, san'atta birinciliği kimselere kaptırmayan ecdadımızı tanımak, herşeyden önce bu vatanda yaşayanların boynuna borçtur. Hususan da gençlerin... Niçin gençler için "hususan" kaydını koyuyorum. Zira, eğik başlan tekrar dik tutturmak, izzet, vakar, şeref yolunu açmak gençlerin aslî vazifesidir. Yaklaşık iki asırdan beri devam eden Batının tahakkümünden kurtulmak, ekonomik sıkıntı çemberini parçalamak, manevî değerleri yeniden elde edip asıl mecraina oturtmak için, ecdadı örnek almak lazımdır. Bir Fatih Sultan Mehmed'e bakınız, 21 yaşında İstanbul'u fethetmiştir. Bu bir masal değil, gerçeğin tâ kendisidir. İşte gençlerimiz kendilerine bu büyüğümüzü örnek almalı, "21 yaşında Fatih olmanın" yollarım araştırmalı, kendilerini ona göre hazırlamalıdırlar. Tarihimize şan veren, bize bu vatanı armağan eden, güzel ahlakın, güzel idarenin numunelerini sergileyen, zaferler ve fetihler yolunu açan büyüklerimizin hayatını her zamaman hatırlamalıyız. Gençlerimizin, TV filmleri, çizgi filmler, çizgi romanlar bombardımanıyla zihninde yer alan Batılı uyduruk kahramanları değil de, ecdadımızı örnek almasını yürekten arzulamaktayım. Tarihine ve ecdadına sahip çıkan gençliğin, yakın bir gelecekte, güzel günler kapısını aralayacağına ve hepimizin yüzünü güldüreceğine inanıyorum.
         TÜRKLER TARİH YAPAR,TARİH YAZMAZ...

   
  
                                             The TURKS is lord of the world ....
                YURTTAN ve DÜNYADAN HABERLER(Politik haberler)
http://www.yenimesaj.com.tr/ekle.php?kategori=politika&sure=3" YAZARLAR:"http://www.yenimesaj.com.tr/ekle.php?kategori=yazarlar&sure=3"

  KÜRESEL ISINMAYI LİVE CAMDAN İZLEYİNİZ. TUNALIM...
http://www.globalwarmingcam.com/index.html
The worst and the most feared is happening. The North Pole is melting with an alarming rate. It is worst than first predicted.
See this with livecam here




devamı ..

yorum ( 0 )
08.05.2008 23:29:41
Kategori: Tanışma
PROF. DR. HAYDAR BAŞ’TAN GENÇLERE ÖĞÜTLER


Prof. Dr. Haydar Baş’ın 1990’lı yıllarda kaleme aldığı “Makâlât” adlı eserinde gençlere yönelik mesajları hâlâ önemini korumaktadır. “Gençler!..” başlıklı öğüt mahiyetindeki hitabesinde, Prof. Dr. Haydar Baş sadece o döneme değil, gelecek zamanlardaki gençlerimize de seslenmektedir. Hayat ölçüleri mahiyetindeki bu tarihî hitabeyi takdirlerinize arz ediyorum efendim:

“Gençler!..

Gençlik büyük bir nimettir.
İyi bilin ki, genç kalmak; ancak ölümsüz bir inanca sahip olmak, mutlak hakikate teslim olmak ve hizmet etmekle mümkündür.

İman, ibadetle ispatlanır. Nasıl ki, bir dâvâda şâhit aranıyorsa inancınızın ispatında da sizden şâhit sorulur. Sizin şâhidiniz, ibadetlerinizdir. O halde; namazı huşû ile kılın, orucu tutun, muktedir iseniz hacca gidin ve zekatınızı verin. Haramları terk edin.


Dikkat edin, kulak verin; bugün insanlığın içinde bulunduğu asıl bunalım, ölümden sonra vuku bulacak dirilişe iman edip etmeme noktasındadır; insanlık dirilmekten şüphe ediyor. İyi bilin ki; bu, nefsin ve şeytanın vesvesesidir. Diriliş mutlaka gerçekleşecektir. Mülkün sahibi için bu hiç de zor değildir. Nasıl günü görüyor, geceyi görüyor, alemi seyrediyorsanız; işte, aynen onun gibi, hatta ondan daha da açık, öteki alemi göreceksiniz. İşte o zaman, yaptığınız her şeyden hesap vereceksiniz. Buradaki küçük hesaplar, o büyük hesaba hazırlıktır.

Hak, sizi bu âleme en mükemmel mimarlar olarak gönderdi. O halde malzemeyi iyi işleyin, iyi kullanın. Bu sebepten dolayı, kimsenin sizi eleştirmesine fırsat vermeyin. Sizin bir kolunuz dünyada, diğeri de öteki âlemdedir. Bakın, geçmişte ceddiniz maddeyi tasarrufla nice medeniyetler kurdu. Onlara varis olmalısınız.

İnancınız, mutlak hakikate ve onun esaslarına bağlanmakla kuvvet kazanır. Vatanınız mukaddes ve muazzezdir. Çünkü vatanınız, şühedanın kanı ile yoğrulmuş, evliyanın nefesi ile hayat bulmuş bir beldedir. O, sizin namusunuzdur. Ona bu mantıkla sahip çıkın. Namusunuza göz diken ırz düşmanları nasıl alçak birer hain iseler, vatanınıza karşı gizli hesaplar içinde olanlar da öyledir. Vatanınıza sahip çıkmak hem hakkınız, hem de vazifenizdir.

İnancınızı paylaşanlar, çeşitli meşrep ve mezheplerden olabilirler. Onlara gönlünüzü açın, onlarla kardeş olun. Bu, mukaddes inancınızın gereğidir. Sizin mezhep ve meşrebinizden değildir diye kardeşlerinize tavır almanız, hor bakmanız, onları hiçe saymanız yanlıştır. İyi bilin ki; taassup ve haset, yaptığınız güzel işleri yakan bir ateştir. Bu ateşe düşmeyin. Eğer hizmet, sizin mezhep ve meşrebinizden olmayan kardeşlerinize mukadderse, sizin onları çekememeniz mutlak kadere isyandı.
Haset, büyük bir hastalıktır. Kabil, bu hastalıktan dolayı kardeşi Habil’i öldürdü. Sonra, nice kavimlerde bu hastalıktan helak oldular.

Hem bilmez misiniz ki kaderin sizin üzerinde bir hesabı vardır. Onun hesabı zuhur ettiği zaman, “Bu nasıl olur?” demeyin; rıza gösterin.

Hakkınız olmayan hiçbir şeyi istemeyin. Hakkınız olan her şeye de sahip çıkın. Hakkınızı aramaz, ona sahip çıkmazsanız, hakkınıza karşı en büyük haksızlığı yapmış olursunuz.
Hiçbir canlıyı incitmeyin; muktedir iseniz her canlıya merhametle muamele edin. İnsanlara yardım elinizi uzatın. İyilikte herkesten öne geçin.

Kimseden kendinizi üstün görmeyin; yücelik tevazudadır. İyi bilin ki, tevazuda ne kadar ilerlerseniz o kadar yücelirsiniz. Fakat tevazuu Hak için yapın. Eğer nefsiniz için olursa o tevazu değil, riya olur; ölçüyü kaçırmayın. Ölçünüz Kitap ve Sünnet olsun. Bir de, bunlara dayanan İcmâ ve Kıyas.

Hz. Âdem’den olduğunuz muhakkaktır. Âdem ise topraktandır. O halde siz, toprak olarak kimseden üstün olamazsınız, yani kalp olarak. Ancak Hakk’tan korkar ve O’nu sayarsanız üstün olursunuz. Hak sizin kul olmanızı istiyor, kul! İyi bilin ki, kulluk en büyük makamdır.

Sizin her an kontrol ve murakabe eden mutlak kudreti unutmayın. O’nun hesabı adildir. Siz de adıl olmak istiyorsanız nefsinizi murakabe edin, muhasebe edin. Siz hesaba çekilemeden nefsini hesaba çekerseniz sonunuz hayr olur.

Gençler!
İyi bilin ki, inananlar kardeştir. Onları sevin. En güzel sermayeniz Hak için sevmenizdir. Sevmek Hak için olursa, bu, her türlü kötü sıfatlardan sizi arıtır, nefsinizi ıslah eder. Eğer sever ve sevilirseniz herkesi davanıza ram edersiniz. Davanıza râm edemeyeceğiniz kimse yoktur.

Gençler!
Geçmişte kavimlerin batmasına sebep olan hastalıklardan biri de nifaktır. Nifak, büyük bir hastalıktır. Bir millete nifak girerse adalet ortadan kalkar. Adaletin olmadığı yerde zulüm olur. Siz bu konuda çok dikkatli olun; nifaka vesile olmayın. İnsanları da bu konuda uyarın.

Hakk’a koşun, Hakk’la olun, haklı ile olun, haklı olun.
Hepiniz Hakk’a emanet olun”.
(Prof. Dr. Haydar Baş; Makâlât, Sayfa:299-301)

TUNALIM...



devamı ..

yorum ( 0 )
08.05.2008 23:26:25
Kategori: İNANÇ KÜLTÜRÜMÜZ


 Haberler

Duyurular
Milleti kurtaracak azmi, vatan sevgisinin sevdaya dönüştüğü hali görmeden, anlamadan gerçek “vatan mücadelesi” anlaşılamayacaktır. Şimdi herkes kendi halini düşünsün, kendi halini sorgulasın, vatan sevgisini millet sevgisini kendi menfaatinden ne kadar üstün tutup tutmadığını! Etrafında cereyan eden olumsuzluklara kendi menfaatinin kesilmesinden mi yoksa bilmediğinden mi sessiz kaldığını düşünsün! Kendi sorgusunun sonunda; eksik kalan yönlerini tamamlaması ve gerekli gayretleri yerine getirmesi vatanın ve milletin selameti için çok önemlidir. Unutmayalım ki; “Doğusundan batısına bu vatan bizimdir.” NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE-Tunalım...
En Son Eklenenler

En Çok Okunanlar